I won - Türkçe İngilizce Sözlük

I won

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"I won" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Konuşma
I won ünl. kazandım

"I won" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
Konuşma Dili
I won't do something again in a hurry expr. bir şeyi bir daha ölsem yapmam
I won't do something again in a hurry expr. bir şeyi bir daha asla yapmam
I won't do something again in a hurry expr. bir şeyi bir daha hayatta yapmam
Deyim
I won't breathe a word of it! expr. kimseye anlatmam!
I won't breathe a word of it expr. kimseye söylemem!
I won't tell a soul expr. kimseye söylemem!
I won't tell a soul! expr. kimseye anlatmam!
Konuşma
I won't hear of it expr. kabul etmem
I won't forget expr. unutmayacağım
I won't buy it expr. bana masal okuma ben bunu yutmam
I won't buy it expr. beni kandıramazsın
I won't buy it expr. ben yutmam
I won't give up on you expr. senden vazgeçmem
I won't stay where I'm not wanted expr. istenmediğim yerde kalmam
i won't tell them anything expr. onlara hiçbir şey söylemeyeceğim
i won't forget that expr. bunu unutmayacağım
I won't sign this expr. bunu imzalamayacağım
I won't let anything happen to you expr. sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim
I won't answer this question expr. bu soruya cevap vermeyeceğim
I won't be sleeping expr. uyumayacağım
I won't sleep expr. uyumayacağım
I won't give up without a fight expr. savaşmadan pes etmeyeceğim
I won't give up without a fight expr. mücadele etmeden vazgeçmem/vazgeçmeyeceğim
I won't give up without a fight expr. hemen teslim olmayacağım
I won't disappoint you expr. seni mahcup etmeyeceğim
if there's anything you need I won't be far away expr. bir şeye ihtiyacın olursa yakınlarda olacağım
I won’t be offended by it expr. bundan gocunmam
I won't be here tomorrow expr. yarın burada olmayacağım
I promise I won't call her expr. söz veriyorum onu aramayacağım
I know you won't let that happen expr. böyle bir şeyin olmasına izin vermeyeceğini biliyorum
I won't bother you with the details expr. seni detaylarla sıkmayayım
I won't bother you with the details expr. seni ayrıntılarla sıkmayayım
I won't tell anyone expr. kimseye söylemeyeceğim
I won't give you the satisfaction expr. o zevki sana tattırmayacağım
I won't give you the satisfaction expr. o zevki size tattırmayacağım
I won't give you the satisfaction expr. bu zevki sana tattırmayacağım
I won't stay where I'm not wanted expr. istenmediğim yerde durmam
I won't lower myself to your level expr. senin seviyene inmeyeceğim
I won't accept expr. kabul etmem
I won't tell anyone expr. kimseye söylemem
I won't call you expr. seni çağırmayacağım
I won't call you expr. seni aramayacağım
I won't hurt you expr. sana zarar vermeyeceğim
I won't tell you expr. sana söylemem
I probably won't tell them the truth expr. büyük ihtimalle onlara doğruyu söylemeyeceğim
I won't prevent you expr. sana engel olmayacağım
I won't be a minute expr. bir dakika bile sürmez (geliyorum hemen)
I won't take up much of your time expr. çok vaktinizi almayacağım
I won't keep you then expr. oldu ben seni tutmayayım
I won't do the same expr. aynısını yapmayacağım
I won't keep you long expr. fazla vaktini almayacağım
I won't be home for dinner expr. akşam yemeğinde evde olmayacağım
I promise I won't laugh expr. gülmeyeceğime söz veriyorum
I won't be more than an hour expr. bir saate dönerim
I won't disappoint you expr. seni hayal kırıklığına uğratmayacağım
I won't talk anymore expr. daha fazla konuşamayacağım
I won't shut up expr. kesemem sesimi
I won't give up on you expr. senden vazgeçmeyeceğim
I won't live here next year expr. gelecek yıl burada yaşamayacağım
yes I can but I won't expr. evet yapabilirim ama yapmayacağım
yes I can but I won't expr. evet yaparım ama istemiyorum
I won't stoop down to someone's level expr. senin seviyene inmeyeceğim
from now on I won't bow down before anyone expr. bundan sonra hiç kimseye eyvallahım yok
I won't step back again expr. geri vites yok artık